14 Mart 2011 Pazartesi

DİLİNİZİ BUZLUĞA YAPIŞTIRMAYIN
















13 - 14 yaşlarındayım öyle küçük filan da değilim yani. Evdeyim, sıkılıyorum ama yapacak pek bişey yok. İnternet minternet yok o zamanlar, konuşabileceğim tüm kız arkadaşlarımla telefonda çene çalmışım. Kitap mitap okumak da istemiyorum, kızkardeşime bulaşmak da.
Peki ben ne yaptım abi? Aniden sanki önemli bişey yapıcakmışım gibi hızla kalktım yerimden, direk buzdolabının kapağını açtım, sonra buzluğun kapağını açtım ve dilimi buzluğun o karlı kapağına yapıştırdım. Tamam öyle Mars’dan yeni dünyaya inmişim gibi bakmayın. Çok salakça olduğunu olduğunu biliyorum. Hem nasıl salakça şimdi anlatırken utanıyorum, bak yer yer kızardım bile ama çok merak etmiştim ya. Çok çok merak etmiştim. Bu bilgiyi ilk aldığımda bilim milim, fizik, kimya, o, bu, şu umrumda değildi. Kendim kanıtlamalıydım, tek istediğim buydu. Dilim o buzluğa yapışırsa ben de kanıtlamanın verdiği huzurla rahatlayacaktım. Olabilir miydi, bir ihtimal yapışmazsa o zaman anlatacak süper bi hikayem olacaktı. “Oğlum ben denedim onu, dilin milin yapışmıyo buzluğa. Yıllarca kandırmışlar bizi. Bilimmiş, kimyaymış, fizikmiş peh” Yani muhtemel repliğim böyle olacaktı ve ben pek havalı olacaktım pek.
Bu bilimsel kanıtlamayı gerçekleştirmek için neden o dakikayı seçtiğimi gerçekten bilmiyorum, yani birden aniden öylece. Hızlıca yerimden kalkıp mutfağa gidişim, kapağı aniden açıp dilimi yapıştırışım hala capcanlı hafızamda. Yani oraya kadar hafızamda da gerisi biraz flu. Kıç korkusundan silinmiş olabilir tabii. Bi süre debelendiğimi hatırlıyorum. Kendimi dilimin aslında yapışmadığını, bi hareketle çıkarabileceğime ikna etmeye çalıştım biçare. Debelenmelerimin boşa çıktığını gördükçe umutsuzluğum giderek daha da arttı. Yoksa ben artık dilsiz mi kalacaktım? Beni burdan kurtarmak için dilimi koparmaları mı gerekcekti? Ya ama ben konuşmayı çok seviyodum ya…Yani içerdekileri çağırabilirdim ama o aptal pozisyonu nasıl açıklayacaktım. Hem zaten insanın dili bi yerde yapışıkken bağıramıyo da ( bi deneyin isterseniz?) . Bi süre sonra teslim olup tüm gücümle bağırmaya çalıştım. Allahım evdekilere sesimi duyurmak bu kadar zor olmamalıydı. Aslında benim yapmaya çalıştığım şeye bağırmadan ziyade böğürme denebilirdi. Benim böğürmelerimi duyup, kızları olduğuma kanaat getirirler miydi ki? Ha buarada evde birilerinin olması da büyük bir şanstı. Eğer olmasaydı sanırım vücut ağırlığımdan dolayı dolap kapağında yapışık kalmış olan dilim yere kadar uzamış, cansız bedenim mutfak karolarının üzerine çuval gibi yığılmış, çaresiz gözlerim pörtlemiş bağırmaya çalışmaktan, öylece bulacaklardı beni. Hayatta da açıklayamazlardı ha bunu yapma nedenimi. İntihar etmeye çalıştığımı düşünürler miydi ki acaba? 3. sayfa haberlerine bile düşebilirdim. Erken ergenlikteki genç kız, geçirmekte olduğu buhran sonucu dilini buzluk kapağına yapıştırmak suretiyle intihar etti. Genç kızın intihar etmek için neden böyle acılı ve meşakkatli bir yol seçtiği henüz öğrenilemedi. Kan görmekten hoşlanmadığı için böyle bir yol seçmiş olabileceği düşünülüyor…
Ya neyse işte bayağı bi debelenip böğürdükten sonra biri geldi. Gelen annemdi, Allahtan hemşire kendisi, soğukkanlı, cool. Benim gibi bi annem olsaydı ikimizde sıçmıştık. O da emin olmak için dilini diğer kapağa yapıştırırdı herhalde. İkimizin de tek kelime etmediğini, gerçi benim kelime edecek bir dilim yoktu ya neyse, çaresiz gözlerle ona baktığımı, onun da bana “önce dilini kurtaralım sonra gerekirse ben sökerim onu yerinden” içerikli bakışını çok net hatırlıyorum. Ve fakat nasıl kurtarıldığımı hatırlamıyorum ya. Galiba ılık su mu ne dökmüştü dilimle dolap kapağı arasına.
Bu hikayeyi şöyle bağlıycam. “Hani insanın başına ne gelirse ya meraktan…….” diye başlayıp devam eden bir deyiş vardır ya, o doğrudur. Sadece bu olayla değil daha başka bi sürü abuk hikaye yaşanmak suretiyle tecrübeyle sabitlenmiştir. Merak gereksiz bir duygudur. Başınızı belaya sokar. Üç nokta!

3 yorum:

aslı dedi ki...

Demek neymiş? Çocukları heeç başıboş bırakmayacakmışsın! Heep önlerinden testleri ve dersleri eksik etmeyecekmişsin ki akılları lüzumsuz şeyleri gitmesin :P
Ya Banu, sen komik bi insansın ya!?! Derin çok şanslı bir kız :) Özellikle ileride bol bol makara geçecek seninle!
Zeynep

Biyolojik anne dedi ki...

:))) Zeynoo, kızım benim önümde de bi sürü test ve ders vardı ama ona rağmen yine de başım boktan kurtulmazdı:)))
Buarada sen de harika bi annesin, iki çocuk anası olmak kolay mı bebeeem. Mucksss

Adsız dedi ki...

hahahahahaha ya anca senden beklenir..Nedense tuhaf deneyler ve kazalarin insanisin.Normal bir seyler yapmaya basladiginda endiselenecegim galiba

Yorum Gönder

 
;